Doping Hafıza Akademik Direktörü Tuğrul Bayındırlı, 16 yılı aşkın eğitim deneyiminin ardından geliştirilen WAY (Who Are You? — Sen Kimsin?) Öğrenme Metodu hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu. Bayındırlı, eğitimin merkezine alışılmışın dışında bir soru yerleştirdiklerini belirterek akademik çerçevesi 2026 yılında Frontiers in Psychology'de yayımlanan bu yaklaşımın, çocuğun yalnızca akademik gelişimini değil; kendini tanımasını, güçlü yönlerini keşfetmesini, sosyal-duygusal gelişimini ve gelecekte ihtiyaç duyacağı becerileri birlikte ele aldığını vurguladı.
Bayındırlı, eğitim dünyasının karşısında artık farklı bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti. Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığını, yapay zekâ sistemlerinin saniyeler içinde bir konuyu açıklayabildiğini hatırlatan Bayındırlı, Dünya Ekonomik Forumu'nun Future of Jobs 2025 raporuna atıfta bulunarak çalışanların mevcut becerilerinin yüzde 39'unun 2030'a kadar dönüşmesinin veya geçerliliğini yitirmesinin beklendiğini aktardı. Bu dönüşümün eğitimin temel sorusunu da genişlettiğini belirten Bayındırlı, "Bu çocuğa ne öğretmeliyiz?" sorusunun yanına artık "Bu çocuk kim?" sorusunu koymanın gerektiğini söyledi.
WAY'in klasik bir akademik eğitim programı olarak tasarlanmadığını ifade eden Bayındırlı, bilişsel gelişim ile sosyal-duygusal gelişimi, kimlik ve öz farkındalıkla; eleştirel düşünmeyi yaratıcılıkla; teknoloji kullanımını insanın kendi potansiyelini keşfetmesiyle aynı öğrenme mimarisi içerisinde ele aldıklarını anlattı. Yaklaşımın akademik çerçevesinin üç turlu Delphi yöntemiyle ve disiplinler arası bir uzman paneliyle geliştirildiğini, 13 tema altında 312 öğrenme çıktısından oluştuğunu belirtti.
WAY'in "21. yüzyıl becerileri" programlarından farkını da açıklayan Bayındırlı, becerileri çocuğun üzerine sonradan eklenen ayrı modüller gibi görmediklerini vurguladı. "Bugün matematik yaptık, yarın da biraz yaratıcılık yapalım" yaklaşımı olmadığını, çocuğu bütün olarak ele almaya çalıştıklarını belirten Bayındırlı, duygusal zekâ, empati, eleştirel düşünme, sanat, doğa, teknoloji, beden ve iyi oluşun hepsinin aynı insanın parçaları olduğunu ifade etti.
Yapay zekânın bu ihtiyacı daha da önemli hâle getirdiğini söyleyen Bayındırlı, eskiden eğitimin önemli işlevlerinden birinin bilgiye erişimi sağlamak olduğunu, bugün ise çocuğun cebindeki cihazdan birkaç saniye içinde bilgiye erişebildiğini hatırlattı. Artık meselenin yalnızca bilgiye sahip olmak değil; doğru soruyu sormak, doğruyla yanlışı ayırmak, bilgiyi başka bir probleme transfer etmek, karar vermek ve ortaya yeni bir şey koymak olduğunu vurguladı.
WAY'in nasıl bir çocuk yetiştirmek istediği sorusuna ise Bayındırlı şöyle yanıt verdi: "Bu soruya tek bir profil tarif ederek cevap verirsek kendi yaklaşımımızla çelişiriz. Her çocuğun aynı yere varmasını istemiyoruz. Kendisini tanıyan, merakını kaybetmeyen, düşünebilen, insanlarla birlikte çalışabilen, üretebilen, değişime uyum sağlayabilen ve sahip olduğu araçları bilinçli kullanabilen çocuklardan söz ediyoruz. Sonrasında kimin sanatçı, kimin mühendis, kimin girişimci, kimin akademisyen olacağı onların hikâyesi."



